0 Saç Bakımı,Evde Saç Bakımı,Kuru Saç Bakımı


Yanlış: Saçları uçlarından sık sık kestirmek daha hızlı uzamasını sağlar.

Doğru: Saçlar kestirseniz de kestirmeseniz de yaklaşık olarak 1,5 cm uzar. Saçlar yazın belki daha çok uzayabilir ama bunun makasla değil hormonlarla ilgisi vardır. Saçlarınızı uçlarından aldırmak sadece daha iyi bir görünüm sağlar.

Yanlış: Stres saçlarınızı dökebilir!

Doğru: Saçlarınız hemen hemen her zaman günde 50 ila 120 tel arasında dökülür. Boşanma, işinizi kaybetme, sağlıkta bozulma gibi büyük stres faktörleri belki birkaç tel daha saç kaybetmenize neen olabilir. Dökülmeye neden olan diğer etkenler ise hamilelik veya antibiyotiklerdir. Dökülen saçların yerine yenirleri birkaç hafta sonra kesinlikle yeniden çıkacaktır.

Yanlış: Şampuanı değiştirmek saçlarınızı daha sağlıklı yapar!

Doğru: Bu tez gerçekçi gelse de uzmanlar sadece buna güler. Hiçbir ürün saç telleri arasındaki farklılıkları gideremez.Favori şampuanınız saçlarınızda her zaman aynı etkiyi gösterir. Eğer yağlı saçlarınız varsa veya çabuk kirlenen saçlarınız varsa, iki haftada bir bunu gideren şampuanlar kullanabilirsiniz.

Yanlış: Eğer beyaz bir saçı kopartırsanız o bölgede daha çok beyaz saç oluşur.

Doğru: Bu doğru değildir ancak beyaz saçı kopartmak da kötü bir alışkanlıktır. Saç köklerine zarar verebilir, enfeksiyona neden olabilir veya iz bırakabilir.

Yanlış: Saçlarına fön çekmezsen veya sarmazsan daha sağlıklı olur.

Doğru: Bigudiler 5 dakika içinde saçlarınızı şekillendirir ve hareketlendirir. Şimdilerde saçı koruyan şekillendirme yöntemleri oldukça yaygın.

Yanlış: Gerçekten temiz saçlara sahip olmak için; Saçlarını iyice köpürtmen, durulaman ve tekrar etmen gerekir.

Doğru: Bir kez yıkamak saçınızın yeterince temiz olmasını sağlar.

Yanlış: Saçlarınızı soğuk suyla köpürterek yıkamak saç tellerinize parlaklık verir.

Doğru: Bu sizi uyandırabilir ama saçlarınızın daha parlak görünmesine faydası olmaz.

Yanlış: Saç boyatmak büyük zararlara neden olabilir.

Doğru: Evde veya güzellik salonlarında kullanılan bugünün ürünleri, saçları zayıflatmaz. Önemli olan saçlarınızı iyi boyayabilecek veya perma yapabilecek profesyonel biri tarafından uygulanmasıdır.

Yanlış: Bazı cilt bakım ürünleriyle saçlarınızı dipten uca iyileştirebilirsiniz..

Doğru: Çatlaklar için olan ürünler sadece çatlak için kullanılır. Balmumu veya silikon içeren bu ürünlerin faydası yoktur. Saçlarınızın sadece daha kolay şekil almasını sağlar ve yumuşatır.

Yanlış: Her gün saçlarınızı en az 100 kere fırçalamalısınız.

Doğru: Saçlarınızı sadece şekillendirmek için fırçalayın. Fazla fırçalamak saç tellerinizin zayıflamasına neden olabilir.

Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü İçin Tıkla

etiketler: doğru saç bakımı, doğru teknikler, evde saç bakım, kuru saç bakımı, saç bakım, saç bakımı, saç bakımı evde, saç bakımı için, saç bakımı nasıl yapılır, saç boyatma, saçı boyatma

1 Göz Kalemi ! Göz Kalemi Nasıl Kullanılır ?

Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir. Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir. Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir. Eyeliner'ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri. Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin. Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyeliner'la yanyana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin. Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin.

Etiketler:göz kalemi, göz kalemi nedir, göz kalemi nasıl kullanılır, göz kalemi sürme teknikleri, göz kalemi nasıl, göz kalemi sürme, göz kalemi nasıl çekilir, göz kalemi nasıl sürülür

Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü İçin Tıkla

0 En İyi Cilt Bakım ve Temizleme Ürünleri Seçimi

Cilt tipiniz nasıl olursa olsun dış etkilerle meydana gelen kurumaları, kırışıklıkları ya da kötü görünümleri yok etmek için kozmetik takviyeler gerekir. Ancak bu bakımın nasıl ve ne ölçüde olacağı cilt tipiyle orantılııdır. Özellikle özen gösterilmesi gereken iki cilt tipi vardır: Hassas ciltler ve kusurlu ciltler. Hassas Ciltler Cilt çok düzgün dokulu, saydam; üst tabaka ise özellikle ince ve hassastır. Hassas ciltler hem iç hem de dış etkenlere tepki gösterirler. Bu tür ciltler güneşten, rüzgardan, duyulardan, besinlerden, içkiden etkilenirler. Bu cilt tipine sahip olan kadınlar, ciltlerine özen göstermeli ve kuru ciltler için üretilen bakım kremlerinden ve koruyucu yağlardan kullanmalıdırlar. Ayrıca hassas ciltlerin allerjik bir cilde sahip oldukları da göz önünde bulundurulmalı ve bakım ürünleri bu doğrultuda seçilmelidir.

Kusurlu Ciltler Genellikle bu durum çok yağlı ciltlerde görülür. Cildin çok fazla sebum salgılaması sebebiyle ciltte yağ birikimleri oluşur. Gözenekler tıkanır ve cilt yüzeyinde siyah noktalar, sivilceler ortaya çıkar. Bu cilt tipinde sivilcenin yanı sıra akne de çok sık görülebildiğinden özel bakım uygulanmalıdır. Sivilce ve akneleri kurutacak, ciltteki yağı dengeleyecek ilaç ya da krem kullanmak gerekir.

Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü İçin Tıkla

0 Makyaj Yapma,Sırları ,Teknigi

Hemen hiçbirimiz kendimizi tümden beğenmeyiz. Saçımız kıvırcık olsa düz, düz olsa kıvırcık saç isteriz. Peki büyük burnumuzu, ince dudaklarımızı ne yapacağız? Bu noktada makyaj her derde deva! İster küçük gözlere, ince dudaklara ya da büyük bir burna sahip olun, yüzünüzde hoşunuza gitmeyen özelliklerinizi makyaj yardımıyla örtebilirsiniz. Büyük burun Sex and the City'nin yıldızı Sarah Jessica Parker'ın sorunu büyük burun ama makyaj hileleri sağolsun, sorunun üstesinden gelmeyi başarıyor. Kaşlarınızı aşağı çekerek, burnunuzun üst kısmının daha küçük görünmesini sağlayabilirsiniz. Büyük olan burnunuzun dikkat çekmemesi için, ten renginizden biraz daha koyu olan bir kapatıcıyla burnunuzun iki yanını gölgelendirin. Likit yerine çubuk kapatıcıyı tercih edin, çünkü hem uygulaması daha kolaydır, hem de daha kalıcıdır. Burnunuz uzunsa, hem burnunuzun yanlarini, hem de uç kisminin altini gölgelendirin. Burnunuz genisse, o zaman burnunuzu dengelemek için gözlerinizi ve agzinizi büyütmek iyi bir fikirdir. Dudak kalemi yardimiyla dudaklarinizi yanlara dogru genisletirken, gözleriniz için de dista kalan kirpiklere fazladan rimel uygularak gözün büyük görünmesini saglayin. Victoria Beckham'inda burnu genis. Onun uyguladigi yöntemi uygulayabilirsiniz. Yani, dudak kalemiyle dudak konturu çizip, piriltili göz makyaji yaptiktan sonra, elmacik kemiklerinizi vurgulayabilirsiniz.( bakınız : Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü İçin Tıkla )

İnce dudaklar

Hollywood'un güzelligi ve sikligiyla adindan bolca söz edilen kadinlarindan biri Nicole Kidman. Onun sorunu ince dudaklar...

Öcelikle bir dudak peelingi uygulayip, bu bölgedeki dolasimin artmasini saglayin. Bu dudaklarinizi otomatik olarak daha dolgun gösterir.

Dudaklarinizi dolgunlastirmak için parlatici bir kalemle dudak çevresini çizip, dudak kenarlarinda çizgiyi biraz disa tasirin. Simdi dudak kalemini uygulayin ve gene dudak çizgisinin bir disindan sürün. Rujla çizginin içinde kalan kismi doldurup, parlaticiyla dudaklarinizin daha kalin görünmelerini saglayin.

Az miktarda gümüs tonunda dudak parlaticini, üst ve alt dudaklarin ortalarina sürerel isigin dudaklarinizdan yansimasini saglayin.

Gözlerinizi ön plana çikararak yüzünüzde denge yaratin. Öcelikle kaslarinizin mükemmel bir sekilde alinmis ve sekillendirilmis olmasi gerekir ki, gözünüzü en iyi sekilde çerçevelesin. Açik renk, piriltili bir göz fari kirmizi dudaklarla iyi gider.

Parlak renkleri kullanmaktan korkmayin ama koyu tonlardan uzak durun. Koyu tonlarin daha küçük, açik tonlarinsa daha büyük gösterdigini unutmayin.

Küçük gözler

Catherine Zeta Jones denince akan sular duruyor. Peki güzel yildiz aslen küçük olan gözlerini nasil büyük göstermeyi basariyor?

Kaslarinizi alirken, kasin iç kismini daha kalin birakin. Bu, gözü çerçeveleyen bir kavis yaratir.

Highlighter, yüzünüzün çevresine isik veren bir illüzyon yaratir. Hightlighter kalemini kas kavisinin altina ve alin boyunca sürün. Böylece bu bölge tümden aydinlanmis olur.

Göz kapaklarinizin iç kismina kirik beyaz bir far sürün ve ardindan da tam beyaz bir fari göz pinarlarinizin oldugu kisma dogru sürün.

Gözlerin belirginligi için kirpik çizgisine dikkat edin. Göz kapaginizi kaldirarak göz kalemini tam kirpik çizgisine uygulayin. Kalemi göz altlariniza sürerken nokta nokta sürüp, sonra da bulastirip yayarak göz bölgesini genisletin.

Rimel sürerken, disa bakan kirpiklere özellikle dikkat edin ve burayi vurgulayin. Eger isterseniz bu kisma takma kirpik de takabilirsiniz.

Göz kalemini uygularken, gözün orta kismini vurgulayarak daha yuvarlak bir görüntü de elde edebilirsiniz.Bu durumda gözün seklini uzatmamis olursunuz ve bu nedenle de rimeli göz çevresine esit sekilde uygularsaniz çok daha iyi bir sonuç alirsiniz.

Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü İçin Tıkla

0 Çocugun Dengeli ve Saglıklı Beslenmesi

Çocuklarda normal büyüme ve gelişmenin izlenmesi, normalden sapmaların tespiti yoluyla hastalıkların belirlenmesi ve önlenmesi için gereklidir. Sağlıklı çocuk takibinde düzenli olarak boy, ağırlık ve baş çevresi ölçümleri yapılmalıdır.

Her şeyden çok sevdiğiniz bebeğinizin büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı bir yaşam sürmesi şüphesiz ona sağlayacağınız imkanlarla mümkündür. Düzenli olarak doktora götürmek, kilosunu ve boyunu ölçtürmek, aşılatmak ve uygun besinlerle beslemek suretiyle iyi gelişmesini ve sağlıklı kalmasını sağlayabilirsiniz. Belirli bir çocukta saptanan değerler normal sınırlar içinde olsa bile, zaman içinde çocuğun kendine özgü büyüme grafiğinden sapmalar olabilir.( bakınız :Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü Burada )

"Çocukluk Çağında Beslenme" adını verdiğim bu kılavuzda, doğduğu andan itibaren 5 yaşına gelinceye dek çocuğunuzun büyüme gelişmesindeki önemli aşamaları esas alarak, beslenme konusunda yol göstermeyi amaçladım. Her şey çocuklarımızın sağlığı için ..

ÇOCUKLUK DÖNEMLERİNE GÖRE BESLENME

* 0 - 4 Aylık Bebeğin Beslenmesi
* 4 - 9 Aylık Bebeğin Beslenmesi
* 9 - 12 Aylık Bebeğin Beslenmesi
* 1 - 5 Yaş Çocuk Beslenmesi


0 - 4 AYLIK BEBEĞİN BESLENMESİ:

Anne sütü mükemmel besin içeriği ile kolay hazmedilir, etkili bir biçimde kullanılır. Bebeğinizi hastalıklardan korur, mamalarla beslenmeden daha ucuza mal olur. Bunun ötesinde emzirmek suretiyle, anne bebek bağının kurulması kolaylaşır, yeni bir gebeliğin gecikmesi ve annenin sağlıklı kalması mümkün olur.

Doğumdan sonraki ilk 4 ayda yalnızca anne sütüyle beslenen bebekler ishal ve zatürree gibi bulaşıcı hastalıklara, alerjik rahatsızlıklara daha az yakalanırlar, daha sağlıklı büyürler. Bu nedenle;

İlk 4 ay bebeğinizi tek başına anne sütüyle besleyiniz. Bu aylarda anne sütüyle birlikte verilen ek besinler bebeğin anne sütünden yeterince yararlanmasını engeller.

Bebeğinizin yalnızca anne sütüyle beslendiği bu dönemde, su kaybına yol açan hastalık halleri dışında ilave su gereksinimi yoktur! Eğer ishal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum söz konusuysa kaynatılmış su veriniz.

İlk günlerde gelen anne sütü çok besleyicidir. Bebeğinizi istedikçe ve sık sık emzirerek bu sütten yararlanmasını sağlayınız. Anne sütünün artmasını sağlamak için sık emzirme birinci koşuldur. Bebeğinizin emmediği durumlarda, göğsünüzde süt birikimi söz konusu olduğunda tırle adı verilen pompalarla boşaltma işlemi yapabilirsiniz. Bu pompalar hemen her eczaneden kolaylıkla temin edilebilmektedir.

Tüm annelerin sütü yararlıdır. Başlangıçta oldukça koyu olan sütünüz zamanla sulu bir hal alır; bu, anne sütünün genel özelliğidir ve tamamen doğal bir durumdur. Benim sütüm bebeğime yaramıyor gibi sözlerin hiçbir anlamı yoktur. Çünkü her annenin sütü kendi bebeği için özeldir.

Bebeğiniz her beslenmeden sonra az miktarda kaka yapabilir, bu durum bazen yanlışlıkla ishal olarak değerlendirilir. Oysaki altın sarısı renkte, kötü kokmayan, sulu, günde 7 - 8 kereye kadar olabilen bu dışkı tamamen normaldir. Yine aynı özellikleri taşıyan ama 3 günde bir bol miktarda yapılan kaka da normal kabul edilir. Ancak dışkı çok sert ise nedeni araştırılmalıdır.

Göğüs uçlarında meydana gelen çatlaklar genel kanının aksine, temizlikteki yetersizlikten değil, uygun emzirme pozisyonunun ve tekniğinin sağlanamamasından ileri gelir. Bebek, memenin sadece ucunu değil renkli kısmın önemli bir bölümünü bir ağız dolusu almalı, çene ucu meme cildine temas eder vaziyette ve alt dudak dışa kıvrılmış olmalıdır. Bu şekilde bebeğin yanaklarında şişlik oluşur ve yutkunarak annesinin sütünü aldığı kolayca fark edilir. Eğer çatlak meydana gelmişse doğru pozisyonda ve uygun emzirme tekniğiyle sorun kısa sürede halledilir. Beslenme sonrası bir miktar anne sütünün çatlak bölgelere sürülerek kurutulmasının yararlı olduğu düşünülmektedir.

Emziren anneler her zaman bol ve pamukludan yapılma sutyen giymelidirler.

Anne sütünün yetmediği inancıyla doktora danışmadan yeni bir gıdaya başlanmamalıdır. Düzenli kilo alan, günde ortalama 6 kez beslenebilen, bezini günde 6 defa ıslatan bir bebek anne sütünü yeterince alıyor demektir. Kaka sayısı beslenmenin değerlendirilmesinde güvenilir bir işaret değildir.

Anne sütünün yeterliliği en iyi çocuğun gereken tartıyı almasıyla anlaşılır. Bu nedenle bebeğinizi düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine getiriniz.

Çalışan anneler sütlerini sağdıktan sonra, kaynatılarak steril edilmiş şişelerde oda sıcaklığında 8 saat, buzdolabında 24 saat ve buzlukta dondurarak 6 ay saklayabilirler. Bu amaçla saklanan anne sütü hiçbir zaman kaynatılmamalıdır.

Bebeklere ilk yaşın sonuna kadar kaynatılmamış su verilmemesi tavsiye edilir.

Bebeklerini emziren annelerin iyi beslenmesi anne bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Bu nedenle annelerin; günde 2 litre (10 su bardağı) kadar sulu gıdalar (su, süt, az şekerli limonata, komposto çorbalar, vb.) almaları önerilir.

Günlük beslenmede en az 2 su bardağı süt veya yoğurt, 1 köfte kadar et ve bir adet yumurta, 3 ince dilim ekmek veya 3 porsiyon unlu yiyecek 2 adet meyve bulunmalıdır. Anne sütü verirken sigara içmemeli, çay ve kahve gibi besleyici değeri olmayan içecekleri tüketmemelidir.

4 - 9 AYLIK BEBEK BESLENMESİ

Yalnız anne sütüyle beslenen bebeklerde ek gıdalara dördüncü aydan sonra başlanır. 4-6 ay arasında anne sütüyle yeterli büyüme gelişme sağlanıyorsa sadece anne sütüyle beslemeye devam edilir, bu durumda ek gıdalara altıncı aydan sonra başlanır.

Bu dönemde çocuğunuza verdiğiniz ek gıdalar anne sütünün tamamlayıcısıdır.

Ek Gıdalar:

Çocuğun ayına uygun büyüme ve gelişme sürecini destekleyen, değişik tatlarla tanışmak suretiyle sonraki aylarda kolay yeme alışkanlığı kazandıran, besleyici değeri yüksek ama allerji yapma niteliği az olan besinlerdir. Meyve suyu veya meyve püresi, sebze çorbası veya sebze püresi, muhallebi, yoğurt, peynir, reçel, bisküvi, ekmek, yumurta bebek beslenmesinde önde gelen ek gıdalardır.

Ek gıdaları kaşık ya da bardakla veriniz.

Yeni deneyeceğiniz yiyecekleri çocuk açken alışık olduğu yiyeceklerden önce veriniz. Miktarı daima azdan başlayarak arttırınız.

Yeni gıdaların allerji yapıp yapmadığına dikkat ediniz. Bu nedenle aynı gün içinde birden fazla yeni besin denemeyiniz. Şüpheli bir gıdayı kestiğinizde belirtilerin geçip geçmediğini kontrol ediniz. Bir iki gün sonra yeniden deneyiniz.

Bebeğinizin hoşlanmadığı önemli yiyecekleri zaman zaman yeniden deneyiniz.

Meyve Suyu:

Elma ve şeftali gibi meyvelerin suları taze olarak 1-2 tatlı kaşığı miktarından başlanarak verilir ve yavaş yavaş arttırılır. Portakal ve mandalina suyunun daha ileri aylarda verilmesi uygun olur.

Meyveler iyice yıkanır, kabukları soyulur ve cam rendede rendelenir. Temiz bir tel süzgeç veya tülbentle süzülerek suyu elde edilir. Meyve suyuna başlandıktan bir iki hafta sonra püre halinde verilebilir. Meyve sularına şeker eklenmemelidir!

Sebze Çorbası:

Meyve suyuna başlandıktan iki hafta kadar sonra öğle öğününde verilmek üzere patates, havuç, pirinç ve taze sebzelerden günlük olarak hazırlanır. Bir iki tatlı kaşığından başlanarak yavaş yavaş arttırılır. Dört haftalık bir süre içinde tam sebze püresine geçilir.

1. Hafta (sebze çorbası): 3-4 su bardağı su, 2 orta boy havuç, 1 orta boy patates 45 dakika kapaklı kapta pişirilir. Tel süzgeçle hiç ezmeden suyu bir başka kaba alınır. Bir çay kaşığı irmik ilavesiyle tekrar 5-10 dakika pişirilir. Sıvı miktarı 200 gram olacak şekilde ayarlanır.

2. Hafta (basit sebze püresi): Aynı şekilde pişirilir. Havuç ve patatesler tel süzgeçten tamamen ezilerek püre olarak geçirilir. Bu pürenin içine yine irmik katılarak mamanın hazırlanması tamamlanır.

3. Hafta (karışık sebze püresi): Havuç ve patatesin yanına 1 çay kaşığı pirinç ve her gün bir yenisi ilave edilmek üzere mevsimlik sebzeler eklenir. Örneğin ilk gün 3-4 yaprak maydanoz, ertesi gün maydanoz ve bir kaç yaprak ıspanak, sonraki gün ilaveten dörtte bir enginar, daha sonra dörtte bir domates gibi .. Tel süzgeçten ya da blenderden geçirilerek elde edilen püreye yine bir çay kaşığı irmik eklenerek 5 dakika daha pişirilir.

4. Hafta (tam sebze püresi): Ayrıntılarıyla anlattığım şekilde hazırlanan püreye 1 çay kaşığı zeytin yağı veya pastörize tereyağı katılır.

Altıncı aydan itibaren sebze çorbası ya da püresine 1 yemek kaşığı kıyma (3 kez çekilmiş yağsız sinirsiz dana) eklenmelidir.

Muhallebi:

Sebze püresinden 1-2 hafta kadar sonra genellikle 5. aydan itibaren akşam (gece değil) öğünü olarak verilir. 1 su bardağı süt, bir tatlı kaşığı pirinç unu, 1 tatlı kaşığı toz şekerle yapılır. Soğuk sütün bir kısmıyla pirinç unu iyice ezilir, kalan süt eklenir karıştırılarak pişirilir. Ateşten indirmeye yakın şeker eklenir. İlk günlerde süt sulandırılabilir.

Muhallebi, kutu mamalarla da hazırlanabilir. Özellikle inek sütü proteinlerine duyarlı olan bebeklerde bu durum tercih edilir. Bir su bardağı su 1 tatlı kaşığı pirinç unu karıştırılarak pişirilir. Ateşten indirildikten sonra içine 5-6 ölçek hazır mama toz halinde katılır. Topaklanma durumunda tel süzgeçten geçirilir. Son yıllarda süt çocukluğu döneminde inek sütünün hiç kullanılmaması yönünde olan görüşler giderek ağırlık kazanmaktadır.

Yoğurt:

Süt kaynatılır, elin dayanabileceği sıcaklığa kadar soğutulur. 1 litre süt içine bir çorba kaşığı yoğurt 1-2 kaşık sütle sulandırılarak eklenir, yavaşça karıştırılır. Hareket ettirmeksizin sıcaklığını koruyabilecek şekilde 3-4 saat bekletilir. Bir kase kadar ikindi öğünü olarak verilir.

Kahvaltı:

Çocuk altı ya da yedi ayını bitirdikten, sebze püresi, muhallebi, yoğurt gibi gıdalara iyice alıştıktan sonra kahvaltılara başlanır. Süt, beyaz peynir, reçel, pekmez, ekmek veya bebe bisküvisi başlıca malzemelerdir. Tuzu alınmış bir parça beyaz peynir ve reçel sütle ezilir. Karışıma ekmek içi katılır. Bu amaçla 3-4 bebe bisküvisi kullanılabilir. Kahvaltıya önce 1-2 tatlı kaşığı olarak başlanır, miktarı giderek arttırılır. Bal allerji yapma olasılığı nedeniyle bir yaşından önce tercih edilmez. İstenirse 1 çay kaşığı yağ eklenebilir. Bir süre sonra peynir, reçel, yağ ve ekmek sütten ayrı olarak verilebilir.

Yumurta:

Katı olarak pişirilmiş yumurtanın sarısı 1 çay kaşığı miktarından başlanıp giderek arttırılmak suretiyle kahvaltıya ilave olarak verilir. Bir haftanın sonunda bebeğiniz bir tam yumurta sarısı yiyebilir. İyice alışmış olan çocuklara yumurta kayısı kıvamında verilebilir. Yumurtanın beyazının bir yaşında önce verilmesi genellikle tercih edilmez.

Tahıllı Çorbalar:

Mercimek, yoğurtlu yayla, acısız tarhana çorbası gibi gıdalar, taze sebze çorbalarına alıştırılmış olan bebeklere 7. aydan sonra değişik tatları öğretmek amacıyla verilebilir.

Köfte:

Sebze çorbasıyla birlikte, yağsız sinirsiz üç kez çekilmiş dana kıymasından baharatsız olarak hazırlanmış 1-2 köfte 6. Aydan itibaren verilebilir.

Balık ve Tavuk:

Bebeğiniz yedi sekiz aylık olduğunda kıymaya alternatif olarak püre halinde öğle öğününde tavuk ve kılçıksız balık eti verebilirsiniz.

Karaciğer:

Kuzu ciğeri tercih edilir. Az tuzlu suda haşlanır, zarı çıkarılır, rendelenerek balık ve tavuk etleriyle dönüşümlü olarak sebze çorbalarıyla birlikte verilir.

Çay:

Çayın besleyici hiç bir değeri yoktur. Aksine diğer gıdaların besleyici değerini düşürür, barsaklardan demir emilimini bozarak kansızlığa yol açabilir. Bu bakımdan süt çocuğu beslenmesinde yeri yoktur.

6-8 AYLIK BEBEKTE BESLENME ŞEMASI:

1. Öğün (saat 06.00-07.00)

Kahvaltı + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 09.00-09.30)

Meyve Suyu

2. Öğün (saat 11.30-12.30)

Et + Sebze Maması + Anne Sütü

Ara Öğün (saat 15.30-16.00)

Yoğurt + Meyve Püresi + Ekmek

3. Öğün (saat 18.30-19.30)

Sütlü Muhallebi + Anne Sütü

Gece Öğünü

Anne Sütü (1-2 kez)
Anne sütü verilmeyen bebeklerde bunun yerine uygun şekilde hazırlanmış hazır mama verilebilir. Ancak unutulmamalıdır ki hiç bir mama anne sütünün tam olarak yerini tutamaz. Bu nedenle bebeğinizi kendi sütünüzle beslemek için olabildiğince gayret gösteriniz.

Et olarak 1 köfte, 5 tatlı kaşığı karaciğer veya tavuk ezmesi dönüşümlü olarak verilebilir. Sütlü muhallebi yerine mamalardan hazırlanmış muhallebiler ya da hazır unlu sütlü mamalar verilebilir. Sebze maması ve muhallebi öğünleri önceleri az miktarda başlanır, daha sonra 200-250 gram (bir kase dolusu) olarak hazırlanır.

9-12 AY ARASI BEBEĞİN BESLENMESİ:

Çocuğunuz için bu dönemde özel yiyecekler hazırlamanıza gerek yoktur. Yetişkinler için pişirilen tüm ev yemekleri az yağlı püreler halinde bebeğe verilebilir.

Örnek Mönü:

Sabah: Kahvaltı

1 Bardak şekersiz süt

1 Yumurta sarısı

1 Tatlı kaşığı reçel ya da pekmez

1 Çay kaşığı yağ

1 İnce dilim ekmek veya 3-4 adet bisküvi

Ara: Meyve püresi

Öğle: Kıymalı sebze püreleri

Dolma içleri, sebzeli köfteler

Kuru baklagil püreleri

Bir dilim ekmek içi (sebzelerle)

Akşam: Muhallebi (veya öğle öğünün aynısı)

Sebze olarak bakla ve patlıcan bebek beslenmesinde tercih edilmez. Bir yaşına basan bebekler aile sofrasına oturtulur, kendi kendine yemesi için teşvik edilir. Diğer sütlü besinlerin yanı sıra günde bir bardak süt içmesine özen gösterilir.

1-5 YAŞ ÇOCUK BESLENMESİ:

Dokuz aydan sonra çocuğun temel gıdası olmaktan çıkan anne sütü 2 yaşına dek anne için uygun olan bir zamanda kesilebilir.

Bir yaşından sonra 13-14 aylık olan çocuğa, çatal kaşık kullanma alıştırmaları yapılabilir. Ailenin diğer fertleriyle birlikte sofrada oturan çocuğun ayrı tabağı olmalı, neyi ne kadar tükettiğine dikkat edilmelidir.

Bu dönemde de çocuklar günde dört öğün beslenmeli, temel besin gruplarından (süt ve sütlü gıdalar .. etler, yumurta ve baklagiller .. sebze ve meyveler .. unlu ve nişastalı besinler) yeterli ve dengeli tüketmelidirler.

Ülkemizde en sık yapılan hatalardan biri çocuğu yemek suyuyla beslemektir. Hiç bir besleyici değeri olmayan bu beslenme biçimi uygulanmamalıdır.

Her gün yarım litre süt çocuklara verilmelidir. Süt her şekilde verilebilir. Sütün içerdiği kalsiyum çocukların gelişimi için çok önemlidir. 25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar kalsiyum vardır.

Her gün et ve baklagillerden bir ikisi beslenme listesinde bulunmalıdır.

Her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli et verilen çocuklara gün aşırı olabilir.

Günde bir ya da iki kez sebze verilmelidir.

Günde bir iki kez meyve yenmelidir. Fazladan bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Meyve suları da meyvenin yerine geçebilir.

Günde bir iki kez nişastalı besinler ve üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır.

Çocuklara olabildiğince erken dönemde kendi kendilerine çatal kaşık kullanarak yemeleri öğretilmelidir.

Her çeşit şekerleme, pasta, kek, dondurma sık sık verilmemesi gereken yiyeceklerdir. Öğünler arasında çocuğa şekerleme vermek iştahı azaltarak yetersiz beslenmeye yol açtığı gibi diş çürüklerinin de önde gelen nedenidir.

Çay ve kahve verilmesi içerdikleri uyarıcı maddeler nedeniyle sinirliliğe yol açtığından bu içecekleri çocuklara hiç tattırmamak en iyisidir.

Bu dönemde çocuklar ağız ve diş sağlığı konusunda eğitilmelidirler. 1,5 - 2 yaşına gelen çocuğun bir diş fırçası olmalı, macunsuz olarak fırçalama eğitimi verilmelidir. Üç yaştan itibaren diş macunu kullanmaya başlanabilir.( bakınız: Sağlık ve Güzellikle İlgili Her Sorunun Çözümü Burada )

0 Sigara ve Böbrek,Sigaranın Olumsuz Etkileri

Sigara içilmesinin böbrek hastalarındaki olumsuz etkilerini gösteren ilk çalışmalar tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda yapılmıştır . Sigara içen tip 1 diabetik hastalarda, nefropati gelişme riskinin, sigara içmeyenlere göre daha fazla olduğu bu çalışmalarda anlaşılmıştır. Sigara içilmesi, tip 1 diabetes mellitusu olan hastalarda mikroalbuminüri gelişme riskini anlamlı derecede artmr . Aynca, mikroalbuminüri döneminden belirgin nefropati dönemine geçişi hızlandmr . Biesenbach ve ark. hem tip 1, hem de tip 2 diabetes mellituslu hastalardan sigara içenlerde kreatinin klirensindeki azalmanın, içmeyenlere göre daha fazla azalma olduğunu saptamışlardır.

Sawicki ve ark. 'nın yaptığı bir araştırmada, kan şekeri ve kan basıncının iyi kontrol altına alındığı tip 1 diabetes mellitusu olan hastalardan sigarayı bırakanlarda glomerüler filtrasyon hızındaki azalma hızının, içmeye devam edenlere göre belirgin olarak yavaşladığı bildirilmiştir. Bu bulgu, hastaların diabetik nefropati geliştikten sonra bile sigarayı bırakma ile yarar görebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

Sigara içilmesinin diabetik nefropati dışındaki diğer böbrek hastalıklarında da olumsuz etkilerinin olduğu bilinmektedir. Büyük bir epidemiyolojik çalışma olan MRFIT (Multiple Risk Factor Intervention ,Trial) çalışmasında, sigara içenlerde son dönem böbrek yetersizliği riskinin, içmeyenıere göre daha fazla olduğu görülmüştür. Sigara içilmesinin böbrek yetersizliği gelişme riskini artıncı etkisi kronik glomerulonefrit, polikistik böbrek hastalığı ve lupus nefriti gibi diğer kronik böbrek hastalıklarında da gösterilmiştir. Ayrıca, sigara içilmesi, renal arter ve dallarında aterosklerozu kolaylaştırarak renal arter stenozu ve iskemik nefropati gelişmesini hızlandırabilir.

Son dönem böbrek yetersizliği nedeniyle diyaliz tedavisine başlanan hastalarda da sigaranın bıraktırılması için gayret edilmelidir. En sık ölüm nedeninin kardiyovasküler hastalıklar olduğu diyaliz hastalarında sigara içilmesi morbidite ve mortaliteyi ciddi derecede artırabilir. Sigara içilmesinin böbrek transplantlı hastalarda da böbrek üzerine olumsuz etkileri vardır. Böbrek transplantlı 645 hasta üzerinde yapılan bir çalışmada sigara içilmesinin graft prognozunu olumsuz yönde etkilediği görülmüştür . Ayrıca, sigara içilmesi, böbrek transplantlı hastalardaki sık morbidite ve mortalite nedeni olan kardiyovasküler hastalık riskini de artırır.

0 BÖBREK VE SIGARA

Sigaranın insan sağlığına ne derece zararlı olduğu iyi bilinen bir konudur. Sigaranın karsinojenik özelliklerine ek olarak, ön planda kardiyovasküler sistem ve solunum sistemi üzerine zararlı etkileri vardır. Bu sistemler üzerine olan olumsuz etkileri sonucunda kalp ve damar hastalıklarına, kronik obstrüktif akciğer hastalıklarına ve akciğer karsinomlarına yol açabileceği gösterilmiştir. Sigaranın üriner sistem üzerine de .karsinojenik etkileri vardır. Sigaranın böbrek, böbrek pelvisi, üreter ve mesane karsinomu gelişmesini kolaylaştırıcı etkisi uzun yıllardan beri bilinmektedir. Bunların dışında, son yıllarda, sigaranın böbrek fonksiyonları üzerine olumsuz etkilerinin olduğu ve böbrek hastalarında böbrek yetersizliği gelişmesini hızlandırabileceği anlaşılmıştır.
 

WEB CİNİ Copyright © 2011 - |- Template created by O Pregador - |- Powered by Blogger Templates